Hikayeler

ÇÜNKÜ

Selim’i şimdilik 22 Nisan 2011 akşamı evinin yolunu tutarken bırakalım ve evine doğru giderken kendisini bekleyen inanılmaz sürprizi de ayrıca anlatacağımı söyleyerek biraz heyecan katayım.

Selim’in, denetim ve izin senaryolarıyla 12 sene gece-gündüz emek verdiği işinden uzaklaştırılmasının, genel koordinatör Taha beyle şirket ortaklarından Ata beyin bir takım karşılıklı ve kişisel maddi menfaatleri uğruna, tabi ki kılıfına uydurmaya çalıştıkları bir takım sebepleri vardı. Şirkette söz sahibi 2 büyük ortak daha vardı. Bunlardan en büyüğü Ziya bey, onun kardeşi Yasin bey ve yeğenleri Ata bey.

Ata bey, bu şirketi atağa kaldırma sürecinde, 1995 senesi Ocak ayında fabrika çıkışı aracına kamyon çarpması sonucu vefat eden Gündoğan beyin de tek oğludur. Ata beyin yaşam tarzı, babasının vefatından sonra inanılmaz bir şekilde değişiklik göstermiştir. Daha hür, daha bencil, daha küstah bir tutum içerisinde ailenin yaramaz çocuğu olarak tüm çevresince etiketlenmiştir. Böyle bir şahsiyetin, Beyoğlu’nda bulunan şirketin pazarlama firmasının başına, 2004 senesinde sırf mecbur kalındığı için getirilmesi, bu bölgede “Ata Hegomanyasının” da başlangıcı olmuştur. Ata bey Selim’i 1999 senesinden itibaren bir çalışanı olarak sadece tanımış, ancak meziyetlerinin farkına 2004 senesi sonlarında varmıştır. 1999 senesinden 2004 senesi Ekim ayına kadar, bu şirketin bir pazarlama firmasında şirket müdürü ve muhasebe müdürü olarak çalışan Selim’le beraber diğer çalışan 6 kişiyi de işten çıkarmak için çalıştığı şirketi tasfiye sürecine sokmuşlardır. Bu süreçte de bu çalışanları, Beyoğlu’nda yaklaşık 50 kişinin çalışmış olduğu ana firmanın binasına (bir nevi) refüze etmişlerdir. 2005 Şubat dönemine kadar Selim dahil toplam 7 kişinden sadece 3 kişiyi şirket bünyesinde tutup diğer 4 kişiyi işten çıkartmışlardır. O dönem ana şirketin muhasebesinde zaten yeterli kadro olduğu için, Selim’in tecrübeli olduğu ve gerçekten çok çok iyi yaptığı raporlama, muhasebe ve idari konuların hiç birinde yetkisi ve iç güveysi gibi şirkete gidip-gelerek maaş almaktan başka hiç bir işi kalmamıştır. Bu durum Selim’in canını oldukça sıkmış ve fabrikada genel koordinatör Taha beyle görüşmek için 2005 Şubat sonunda randevu talep etmiştir. Taha beyle yaptığı görüşme sonucunda, Taha bey böyle bir çalışanın bu şirkete her zaman faydası olur mantığı ile Selim’i resmen kandırmıştır. Çünkü Selim demiştir ki;

– “Taha bey ben bu şirkette 6 seneyi aşkın bir süredir çalışmaktayım ancak son 4 aydır aldığım maaşı hak etmiyorum ve istifa etmek istiyorum. Sizden ricam sadece tazminatımı vermeniz ve bu alacağımdan son 4 aylık maaşımı kesmenizdir”

Böyle bir görüşme Taha beyi etkilemiş ve Selim’e biraz sabır göstermesini rica etmiştir. 1-2 ay içerisinde kendisini fabrika muhasebeye ya da kendisine yardımcı olarak alacağının garantisini vermiştir. Selim de “ya sabır” diyerek iç güveysi olmaya belli bir süre devam etmiştir. Ancak aradan daha 1 ay geçmemiştir ki Ata bey Selim’e;

– “Selimcim sen burada kalıyorsun. Artık Beyoğlu’ndaki şirketimizin muhasebe konusundaki tek yetkilisi sensin. Biz buradaki muhasebeden sorumlu diğer arkadaşı fabrikaya gönderiyoruz.” demiştir. Ve eklemiştir;

– “Bu arkadaşı şimdilik fabrikaya gönderiyoruz ama onu işten çıkartmak için böyle bir görev değişikliği yapıyoruz” demiştir. Selim, aynı zamanda arkadaşı olan bu çalışana yapılanlar karşısında çok da fazla seçeneği olmadığını anlamış ve sessiz kalmıştır. Ancak kendisine söz vermiştir;

“Bu şirkette, elimden geliyor ve yetkilerimi aşmıyorsa, eğer adaleti eşit dağıtmazsam, aldığım maaş bana haram olsun.”

Geçen süreç içerisinde Selim, Ata beyin özel harcamalarını şirket harcamalarıymış gibi göstererek bir nevi zimmetine para geçirdiğini fark etmiş ve bunu ilk fark ettiği anda genel koordinatörü Taha beye rapor vermiştir. Bu tarihler 2006 Mart dönemine rastlamaktadır. Ancak Taha bey, bu raporlamaları önüne getirmeden önce, yani para alışverişi gerçekleşmeden önce durumu kendisine söylemesi gerektiğini Selim’e belirtmiş, tehditkar söylev ve davranışlarda bulunarak, “bu işlere bulaşma” imajı vermiştir. Durumdan gerçekten rahatsız olan Selim, bir gece Taha beyi özel cebinden arayarak istifa etmek istediğini, bu şartlar ve baskı altında çalışmak istemediğini, göz yumduğu konulara karşı ciddi rahatsızlık duyduğunu dile getirmiştir. Aynı zamanda Selim, Ata beye de şirketten şahsı için çekmiş olduğu paralardan dolayı Taha beyle sürekli gerilim yaşadığını dile getirmiştir. Ortada bir danışıklı dövüş olduğu için tabi ki Taha bey yine Selim’i kandırarak, Selim’ciğim bildiğin gibi ben de fabrikada çok baskı altındayım ve tüm yönetim kurulundan sorumluyum. Bilgim dışında para alışverişi olduğunda çok ciddi sıkıntılar yaşıyorum. Tehditkar davranışlarım için sen benim kusuruma bakma, ben senin bir abinim, sana söylediklerimi söylememişim varsayalım. Sen orada Ata’nın deli hareketler yapmasını engelle, benim oradaki gözüm-kulağım ol demiştir. Selim bu görüşmeyi aynı zamanda kayıt altına almıştır.

Geçen gün Selim’e sordum :

– “Sen yaz, karışma bende” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir