Hikayeler

KIÇ YALAMADI, EYVALLAH ÇEKMEDİ (2)

23 Eylül 2010 vakasından sonra 24-25-26 Eylül 2010 tarihlerinde, fabrikadan Beyoğlu mağazaya işlerinin ehli yaklaşık 15 görevli personel gelir ve Noter huzurunda sayım yapılarak tespit raporu çıkarılmak istenir. İşlerinin ehli denen adamlar bu işi beceremezler ve Notere hiç bir değeri olmayan evraklar tasdik ettirilir. Selim ciddi bir risk alarak üst yönetime, 30 Eylül 2010 stok sayımları için gönüllü olduğunu belirten mail gönderir. Selim’in bu isteği önceleri kabul görmez ancak bu işi üstlenecek cesaretli bir başkası da çıkmayınca sayım görevi başından sonuna kadar Selim’e verilir. Genel stok durumu evrak üzerinde o kadar berbattır ki; her sayım döneminde stokların fiili sayım sonucu, en üst düzey yöneticilerin emri ile bilgi işlem departmanınca hesaba-kitaba uydurulmaktadır. Selim, Beyoğlu mağazanın stoklarının uzun vadede bu duruma gelmemesi için sayımdan 1 gün önce yapılacak iş akışını ve ekibini de belirten bir başka maili yönetime gönderir. Sayım, tam 1 hafta ancak raporlanması 30 gün sürer. Kayıtsal ve fiziki stok durumlarını rapor ederek, 12 Kasım 2010 tarihinde uzun bir rapor hazırlar Selim. Bu raporların doğrultusunda, fabrika lojistik grubu baştan aşağı değişime uğrar. Çalınan, kırılan, unutulan her şey bu rapordadır.

Aynı dönemlerde Ata beyin kız kardeşi Seril hanım da Beyoğlu mağazada cari hesapların takibi konusunda Selim ile birlikte ciddi mesai harcamaktadır. Cari hesaplarda yer alan ve kendisine pazarlama koordinatörü tarafından yanlışlıkla gönderilen finansman koordinatörü Kamil beyin cari hesap durumu Seril hanımın dikkatini çeker. Selim’den bu hesabı incelemesini ister. Selim, entrikalarla dolu bir üçgenin içerisine girmiştir.

Ata bey, Seril hanım ve Fabrika üçgeni.

Selim’in kendisine verilen her işe bakışı titiz, araştırmacı ve dobra olmaktadır. Hiç bir yönetici Selim’e sen ne yaptığını sanıyorsun diyememektedir. Selim çünkü sadece verilen görevleri yapmaktadır.

Bu şekilde yılbaşına kadar gelinir ve koca şirketin tüm bilgisayar sistemi, hiç bir test aşamasından geçmeden değişikliğe uğrar. Bu durum, işleri biraz karmaşık hale getirse de Selim işlerini sağlam yapmakla takdir gören bir çalışandır ve her işini aynı zamanda excel ortamında da kayıt altına almaktadır. Hatta sistemdeki problemlerden dolayı Şubat 2011 sonuna kadar tüm beyannameler, excel ortamında hazırlanan dökümlerden yola çıkılarak hazırlanır. Bu esnada biriken işler sebebi ile Selim, zaten geceleri yaptığı mesailere hafta sonlarını da ekler.

27 Mart 2011 Pazar da öyle bir gündür….

Ama ne gündür…!