Sosyal Paylaşım

SENİN YAŞIN AŞKA TUTMUYOR

Senin yaşın aşka tutmuyor…
hiç gelme ..
Bükülmüş dudaklarına bükülmüş sözler büyük kaçar
On santim daha uzasan, başın göğe çarpacak.
GÖĞsün diyordum, göğsünden söz etmiyordum.
Sen…
Sen ölmeden beş dakika önce düştün.
Mandallarından savrulup uçan beyaz bir gömlek gibi…
Havada uçarken ölüp savrulan beyaz bir kelebek gibi…
“Hay aksi” dengesini kaybeden bir cambaz gibi…
Virajı alamayıp, şarampole yuvarlanan arabalar gibi…
Yani aklıma ilk gelen bir şey gibi düştün !
Düşüşün bir rüyaydı,
Düşüşün yarım kalacak bir rüyaydı, gecelerden bir geceydi sadece…
Gecelerden bir gece aşkın üstüne yürüdün…
Delikanlı bir yanın vardır karanlıkta;
Şöyle sert, şöyle naif, şöyle öfkeli !
Senin yaşın aşka tutmuyorum çocuğum…
hiç gelme…
Açıkta kalırsın.

Aşk insanı acıktırır.
Aşk insanı bir ölüme susatırsa, aşk diye anılır
Senin mahallende aşk masallara giremez.
Masala giren aşk, çıkamaz o mahallelerden !
Masalların aşkına.., benim aşkıma..,
Allah aşkına..!
Senin yaşın aşka tutmuyor sevgilim, lütfen gelme ..
Bana ayak bastığın gün,
Aşk herhangi bir gün olarak katılır haftaya.
Salı ile çarşamba arasında bir yere aşk,
Her koşulda eğlenceli;
Aşk, istedi mi sereserpe !
Yüzünde derin mi derin, kuşkulu, canavar bir gülümseme…
Yırtarsın, kapatırsın, vurur deviremezsin.

Sevgilim ..
Sen bu aşkta dolap çeviremezsin !
Açıkta kalırsın.
Aşk insanı acıktırır.
Aşk insanı bir ölüme susatıyorsa aşk diye anılır!
Yüzünde derin mi derin, kopkoyu, yapış yapış bir gülümseme ..
Senin Yaşın Aşka Tutmuyor Sevgilim

Lütfen Gelme!


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir