İç Dökmeler,  Sosyal Paylaşım

Hayallerimiz Gerçek Olsun ve Gerçeklerimiz Hiç Bir Zaman Düşlere Dönüşmesin

Her yaşta sayısız hayaller kurarız.
Bunların tamamı bireysel, ancak içeriğinde muhakkak çevresel bir ikinci kişiyi daha barındıran hayallerdir.
Çocukken büyümenin, büyüyünce iş hayatının, çalışırken yuva kurmanın, yuva kurunca bir evladın, evlat olunca onun geleceğinin…
Kısacası tüm hayallerimizin ana başlıkları beş maddeden ibaret bir döngüye benziyor.
***
Çocukla başlayan ve yine çocukla biten koca bir döngü.
Kendimize sağlıklı baktığımız takdirde de hepsi, ulaşılması kolay hayaller gibi görünüyor.
***
Bu koca döngüde, gerçekleşmesi için kurduğumuz hedef hayallerin peşinden giderken, seçtiğimiz kişiler ve aldığımız kararlar en önemli iki unsur olarak karşımıza çıkıyor.
Büyüme çağında yetiştiğimiz aile ve arkadaş çevresi, iş hayatında aldığımız kararların bize ve çevremize olan maddi etkileri, yuva kurarken seçtiğimiz karşı cinsin yaşantımızda oluşturacağı tüm etkiler.
***
İşte bu etkiler bizi olumlu etkilediğinde, sorunsuz bir hedefe varış görünüyor ancak, olumsuz etkilediği ilk anda “keşke şimdi çocuk olsaydım…”, ikinci olarak ise bu döngüdeki geçmişte kalan en iyi zamanlarımız aklımıza gelerek keşkelerle dolu, “gerçekten düşe dönüşen” karamsar bir döngüye giriyoruz.
***
Bu kadar kolay yazıya dökülen, ancak bir o kadar da uygulaması sadece bizler tarafından zora sokulan hayallerimize, “kolay olmasa da ulaşılması mümkün” gözüyle bakmalıyız.
***
Geçmişte kalan düşlerimize değil, gerçekleştirmek üzere gelecekle ilgili kurduğumuz hayallerimize odaklanmalıyız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir