İç Dökmeler,  Sosyal Paylaşım

ŞİMDİ

“Eğer hayatımı yeni baştan yaşayabilseydim… O yaşamda daha çok hata yapardım. O kadar mükemmel olmaya çalışmazdım gibi… ya da keşkeler üzerine kurulu… pişmanlıklarla dolu…” sorgulanan bir geçmişin kalitesizliğini şimdiki anlara taşımamak adına, yaşımız kaç olursa olsun, nefes alıp verdiğimiz her günü, her saati, her dakikayı, her anı; hayatı yeniden keşfetmek için kullanmalıyız.

Bunu başarmak zorundayız.

Bu yaşamda, onca ciddiyetin arasında yapamadığımız kadar eğlenmek, o kadar da temiz kalmamak, daha fazla riskler göze almak ve en azından nefes alıp verdiğimiz her anın yeni bir başlangıç olduğunu unutmadan yaşamak en doğrusu sanırım.

Ben yaşamın her dakikasını gerçekçi ve kitabına uygun yaşayan insanlardan biriyim. Elbette mutlu anlarım da oldu.

“Ama geriye dönüp, baştan başlayabilseydim çok daha fazla iyi anlarım olurdu.” dememek için bundan sonrasında bu iyi anları çoğaltmak sadece bizim elimizde.

Çünkü, eğer bilmiyorsanız, yaşam bundan ibarettir, “anlar, yalnızca anlar…”
“Şimdi”yi sakın kaçırma.

Duygusallık şimdiyi kaçırmadaki en önemli insan doğasıdır.

Meziyet değil, Eziyet bir durumdur.
Gem vurup, idare altına alabilenlere yaratıcılık ve beraberindekileri sunar. Esiri olanlara da sulu gözler vadeder duygusallık.

Med-cezir misali, ayın hareketinden etkilenen insan modelleri bile vardır.
Duygusallığın fazlası, bünyeyi yorar. Gözlerde kararma, içe kapanma ve depresyon belirtileri olur.

Bunu aşmadan şimdiyi yakalayamaz İNSAN !