mostbet az1 winlucky jetpin up casino gamepin up casino1win kz1win aviator1 win1 win az4r betmostbet kz1 winmosbetparimatch1win aviator4rabet india1vin1win casinopin up casino india1 winmosbet indiaonewinpin up azmostbet1win slotmostbet kzmosbet casinolucky jet1xbet lucky jetpinuplucky jetpin up indiamostbet1winmostbet casinomostbet kzaviatormosbet aviatormosbet casinopin up casinopin-up kzpin-up kzaviator4rabet bangladeshpin-up1win apostaparimatchlacky jetmostbet4rabet bangladeshmostbet casino
BÜTÜN MESELE

Senden öncesi… Benim
Benden öncesi… Senin
Sadece dürüst ol yeter !

Birbirimizden öncesine ait bilmediklerimizi ve anlatamadıklarımızı hayatımıza sokarsak…
İşte o zaman birbirimizde son bulur ve başkalarının öncesi oluruz !

“Dürüst olmak gerekirse” diye başlarız ya cümleye,
İşte bütün mesele…
…Gerekmedikçe Dürüst olamayız !

 

BEN

Ben ne yaralar aldım,
Ama hiç biri öldürmedi.
Yorgun geceler ardından çökse de hüzün,
Zamanında olsa da olanlar, kalp kırılıp yen içinde kalsa da,
Derler ki unutmalı ve zamana bırakmalı.
Nasıl olsa sarılır yaralar bir gün.

Hayat ne ki sonuçta, anlık bir buluşma…
Sen de gül eğlen, öyle acıklı konuşma.
Belki de gidenin kazandığı hileli bir oyun.
Hayat sadece iki bilet aslında.
Biri geliş diğeri de dönüş.

Her yeni başlayan gün, benim için bir güzellik.
Uyanırsam sabaha, Allah’a şükrederim…
“Sefa gelmiş hoş gelmiş” derim.
Küsüm gözyaşlarıma ben, geçmişe gitmem,
Kanatlarım var ruhumda, ben düşmem.

16Eki, 2015
SESSİZLİĞİ ÖZLENEN, SENSİZ 6 AY

Sensizliğin…
Her sabah dualarınla beni işime göndermenin…
Her akşam işten eve geldiğimde o dili olsa da konuşacak kanepeden bana gülerek bakışının…
Her gece o odaya gelip rahat uyuduğumdan emin olmanın…
Bakışlarımda, mutluluğumu arar gözlerinle ve tebessümle yüzüme bakmanın…

Sessizliği bile özlenen Sensizliğin…
O acı haberi veren telefon sesinin…
Üzerinden tam 6 ay geçti Annem.

Bu süreçte bizler, dünyanın menfaatine daldık yine.
Sana sözlerimiz vardı..
Tutamadık… Adına kısmet dedik.

Bizim sende zerre hakkımız yok ama varsa da helal olsun…
Ama senin haklarını biz sağlığında ödeyemedik, artık nasıl öderiz Allah yardımcımız olsun.

Nurlar içinde uyu… Mekanın cennet olsun.

Oğlun
16 Ekim 2015 – 04:10

 

HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ

Sakın tek bir kelime daha ediyim deme,
Sakın tek bir yalan daha söyleme.
Niye biliyo musun?

ÇÜNKÜ İNANIRIM…!

Onca şeyden sonra… şimdi tek bir cümle et,
Gözlerime bakıp beni sevdiğini söyle,
Gerçek olmadığını bal gibi bilirim,
Ama yine de sana inanırım…
O yüzden… tek bir an bile beni gerçekten sevdiysen,
SAKIN…!!!

“Oysa Herkes Öldürür Sevdiğini”

Kulak verin bu dediklerime
Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle,
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimi yaşlı iken;
Şehvetli ellerle boğar kimi
Kimi altından ellerle;
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünki bıçakla ölen çabuk soğur.
Kimi yeterince sevmez
Kimi fazla sever
Kimi satar, kimi de satın alır;
Kimi gözyaşı döker öldürürken,
Kimi kılı kıpırdamadan;
Çünki herkes öldürür sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez!!!

 

C.E.O. (ÇOBAN)

Çoban, gerek ağılda gerek otlakta, kendisine emanet edilen ya da kendine ait koyun, keçi ve sığır sürüsünün bütün sorumluluğunu taşıyan kişi.
Sadece sığır güdüyorsa, sığırtmaç ismini alır.
Çobanın görevi, hayvanların beslenmesi, sağlığı, üremesi, ilaçlarının yapılması ve kırkılmasıyla ilgilenmektir. Modern hayvancılığın geliştiği ülkelerde, çobanın okuldan yetişmiş, üstelik tecrübeli bir çobanın yanında uzun bir hazırlık devresi geçirmiş olması istenir.
Omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük olan kepenek giyerler. Çobanın yaşama şartları her mevsime göre değişir. Kışın bütün sürü ağılda gerektiğinde kapalı kaldığı halde, yazın bir kısmı çiftliğin yanındaki çayırlarda otlar, bir kısmı da dağ otlaklarında yayılır.
İster çiftlikte kalsın, ister sürüyle birlikte dağa çıksın, çoban her an için hayvanların bekçiliğini yapmak, bakımlarını sağlamak, doğuran hayvanlara yardım etmek, sütlerini sağmak, elbette bu arada kendi ihtiyaçlarını da karşılamak zorundadır.

Çoban olmak zordur vesselam

 

18Eyl, 2015
Bir Kadını Ağlatmak

Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında.
Kadınlar her şeye ağlayabilir;
bir filme, bir şarkıya, bir yazıya…
En az erkekler kadar yani!
Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir. Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe!
Işte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının.
Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır.
Gözleri buğulanır kadının sonra. Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz işte. Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. Bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür yaşlar gözünden; önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli… Ve kadın ağlar; hem de çok!
Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır.
O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar.
Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar kadınları.
Her damla bir derstir çünkü. Bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki zehirdir onları öldüren! Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerleryaralarındaki!
Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları. Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar. Zaman geçer sonra.
Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini.
Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı…
Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında.
Her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür..
Küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden. Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan…
İnsanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye; hepsi kariyer derdinde olan. Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar. Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çokağladılar ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar.
Çünkü biliyorlar ki sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların.
E o zaman niye sarılsınlar ki!
Niye sarılalım ki! Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur.
Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır.
Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır.
Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır.
O da kim, ne diye sormayın artık.

Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar çünkü

 

TEKNOSA FİRMASI ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ETMİŞ OLMUYOR MU?

14 Mart 2015 tarihinde, garanti dahilindeki cihazımı (laptop) servis formu ile “Profilo Teknosa Mağazası” na teslim ettim.

Nisan ayının ilk haftasında UPS kargo ile tarafıma, Teknosa’dan bir paket geldi.
Paketi açtığımda cihazın, Artvin’de ikamet eden bir başka müşteriye ait olduğunu gördüm.

Firma ile iletişime geçtiğimde, benim ürünümün serviste olduğu ve 22 Nisan 2015 Çarşamba günü Profilo Teknosa Mağazasına geleceği bildirildi.
Ürünü takas etmek için Çarşamba günü arayacaklarını belirttiler.

Bugün (25 Nisan 2015 Cumartesi) Teknosa Profilo yetkilisinin, bana vermiş olduğu cep numarasını aradığımda sürekli yüzüme telefon kapatılınca, “cihazınız bende” demek için önce Artvin’li diğer mağdur arkadaşı sonra ise Teknosa Müşteri Hizmetlerini arayarak şikayetimi belirttim.

***
İşin en traji komik tarafı ise; Artvin’li diğer Teknosa Müşterisini aradığımda; “Sizin cihazınız da bende, bana da benim cihazımın henüz servisten gelmediğini söylediler” demesiydi.

***
Kişiye özel ve özel hayatın belki de tamamının içerisinde bulunduğu günümüz teknolojisine ait cihazlar, Teknosa’nın yaptığı ÇOK BÜYÜK BİR HATA sebebi ile şu anda farklı kişilerde.

***
Bir iş yapıyorsanız, ya ADAM GİBİ adınıza yakışır yapacaksınız…
Ya da beceremiyorsanız, İNSANları YALAN SÖYLEYEREK mağdur ederken para kazanmak gibi bir terbiyesizlik yapmayacaksınız !

***
Yazıklar Olsun TEKNOSA !

Sessizliğini Özlemek

Soluk alıp verişindi tek huzurum,
Umutlu gözlerindeki bakışın her şeyi anlatırdı.
Latife edildiğinde bile, sadece sıcak bir tebessümün olurdu,
Tek isteğin, “aman yeter ki siz mutlu olun” du..
Anladım ki, anne olmak, “cefa bende kalsın, siz mutlu olun yeter” demek,
Nasıl mutlu olunur bilmem, senin sessizliğini bile özleyerek.

16.04.2015 – 04:10